Issız evde bebek korkusu
Kadrosunda Rupert Grint’in de yer aldığı “Nightborn/Karanlıktan Gelen”, ebeveynliğin zorlu ve karanlık yüzünü korku motifleriyle anlatıyor
Genel Yayın Yönetmeni · Yayın: 11 Ağustos 2026, 03:00 · 4 dk okuma
MÜJDE IŞIL - Lohusa depresyonunu, bununla nasıl mücadele edeceğini bilememeyi, annelik kararını sorgulamayı anlatan “Die My Love/Geber Aşkım” geçen senenin ilginç yapımlarındandı. Başrolünde Jennifer Lawrence’ın yer aldığı film, Lynne Ramsay imzalıydı. “Nightborn/Karanlıktan Gelen” de benzer sorunlara korku ögeleriyle odaklanıyor ve bir kadın yönetmenin imzasını taşıyor. Yapım, bu sene Berlin Film Festivali’nin ana yarışmasında dünya prömiyerini yaptı ve Altın Ayı için yarıştı.
Finlandiyalı Saga ve İngiliz eşi Jon, mutlu ve çocuklu bir aile kurma hayaliyle Saga’nın büyüdüğü, Finlandiya ormanlarının derinliklerindeki ıssız eve taşınır. Kısa süre sonra erkek bebekleri dünyaya gelir. Kocasının ve çevresinin tüm telkinlerine rağmen Saga, oğlunda bir terslik olduğunu hisseder. Bu rahatsızlık zamanla karı-koca arasında büyük bir gerilime neden olur.
Anneliğin yükü
Hanna Bergholm, Sundance Film Festivali’nde Gece Yarısı bölümünde prömiyeri yapılan ilk uzun metrajlı filmi “Hatching” ile tanınan Finlandiyalı bir sinemacı. Korku ögelerini aile yapısı içinde kullanmayı tercih ediyor. Bu tarzını İngilizce ilk uzun metrajı olan “Karanlıktan Gelen”de de kullanıyor. Darren Aronofsky’nin “Mother!” filmindeki gibi fantastik ögeleri abartmasa da İskandinavya’nın halk korkularından besleniyor. Psikolojik gerilim ve korkuyu ise annelik durumu üzerinden ele alıyor. Bu açıdan Roman Polanski klasiği “Rosemary’s Baby”yi örnek aldığını söylemek mümkün. Saga’nın lohusa sendromu mu yaşadığı yoksa oğlunun gerçekten şeytani bir varlık mı olduğu, seyirciyi sürekli ikilemde bırakıyor.
“Karanlıktan Gelen”, adını zikrettiğimiz filmlerden izler taşımasına rağmen kuzeyin korku masallarını, tekinsiz orman ruhunu ve soğuğunu perdeye yansıtabiliyor; yerel motiflerini hissettiriyor. Seidi Haarla’ya dünyaca ünlü aktör Rupert Grint eşlik etmese bile kendi atmosferini ve yerelliğini verebiliyor film. Anneliğin psikolojik ve fiziksel yükü ise evrensel bir konu. Filmde ilk kez ebeveyn olmanın zorlu ve karanlık yüzünün, anne ile bebeği arasındaki yabancılaşmanın, bebeği canavarlaştırarak korku metaforlarıyla anlatılması, evrensel duygulara ve endişelere tercüman oluyor. Film, yereli ve evrenseli bir araya getirebiliyor dolayısıyla.
Saga rolündeki Finlandiyalı aktris Seidi Haarla’yı “Compartment No. 6” filmiyle tanıdık. O romantik yolculuk hikâyesindeki “Karanlıktan Gelen”deki performansı, yelpazesinin ne kadar geniş, yetenekli bir oyuncu olduğunu gösteriyor. Karakterinin korkularını ve endişelerini, delilik ve gerçeklik arasında gidip gelen ruh hâlini, üstelik sürekli yakın plan çekimlerde harika yansıtıyor. Saga’nın annesini canlandıran Pirkko Saisio’nun da Finlandiya’nın ünlü yazar, oyuncu ve yönetmenlerinden olduğunu ekleyelim.
Gözümüzün önünde büyüdü
Rupert Grint ilk “Harry Potter” filmi için Ron Weasley rolüne seçildiğinde sadece 11 yaşındaydı. Serinin sekiz filminde de rol aldı. İngiliz oyuncu “Harry Potter” serisi (2001–2011) devam ederken farklı filmlerde de kendini göstermeye başladı. “Driving Lessons”ta (2006) baskıcı annesinin etkisinden kaçmaya çalışan utangaç bir genci canlandırdı. “Wild Target” (2010) adlı suç komedisinde Bill Nighy ve Emily Blunt ile birlikte rol aldı. “Harry Potter” serisi bittikten sonraki filmlerde daha öne çıkan performanslarda izledik onu. “Into the White”ta (2012) II. Dünya Savaşı’ndaki bir İngiliz pilotunu canlandırdı. “The Necessary Death of Charlie Countryman”de (2013) Shia LaBeouf, Evan Rachel Wood ve Mads Mikkelsen ile birlikte oynadı. 2015 yapımı “Moonwalkers” filminde borç batağındaki rock grubu menajerine hayat verdi. M. Night Shyamalan’ın yönettiği “Knock at the Cabin”de (2023) aileyi rehin alan dört yabancıdan biri olarak karşımıza çıktı. Shyamalan ile ortaklığının başladığı “Servant” (2019–2023), aynı adlı ünlü filmden uyarlanan “Snatch” (2017–2018) ve tek bölümünde yer aldığı “Guillermo del Toro’s Cabinet of Curiosities” (2022) ise Rupert Grint’in başarılı bulunan dizi projeleri.
